CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP TBMM Grup Toplantısı'ndaki konuşmasında, geçen hafta partisinin Hatay'da yaptığı mitinge katıldıklarını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın deprem bölgesindeki çalışmalar hakkında muhalefete yönelik eleştirilerine yanıt veren Özel, partisinin bu konudaki çalışmalarını anlattı.
Özel, deprem bölgesinde üzerlerine düşeni yaptıklarını söyleyerek, "'Bölgeye selam vermediler' diyen Erdoğan'a, ona oy veren seçmenlerine, buna tanıklık eden deprem bölgesindeki namuslu, onurlu, vicdanlı, haysiyetli insanlara söylüyorum: 9 bin 600 araç, 28 bin 500 personelle 60 gün boyunca bölgedeydik. 7 bin 200 tır, 4 uçak, 6 gemi, gıdadan sağlık malzemesine, çadırdan sobaya kadar bölgeye yardım ulaştırdık." diye konuştu.
Deprem bölgesinde inşa edilen konutlara değinen Özel, depremin ardından geçen sürede konut sayısı açısından verilen sözün yüzde 70'inin tutulduğunu savundu.
Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'nde faaliyet gösteren Grand Kartal Otel'de 78 kişinin hayatını kaybettiği yangının yarın birinci yılının dolacağını anımsatan Özel, yangında ölenlere Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diledi.
Özel, bunun bir kaza olmadığını, denetimsizlik ve ihmalin bir sonucu olduğunu savunarak, bir daha aynı acıların yaşanmaması için adaletin tesis edilmesi gerektiğini belirtti.
Yangının baş sorumlusunun korunduğunu iddia eden Özel, "Buradan açıkça söylüyoruz, son sorumlu yargılanıp cezasını alana kadar Kartalkaya davası, CHP'nin onur davasıdır. Sonuna kadar takip edeceğiz." ifadesini kullandı.
"Moto kuryenin hakkını yiyen babamın oğlu olsa boykotu yer"
CHP Genel Başkanı Özel, moto kuryeciliğin Türkiye'de önemli bir istihdam alanı haline geldiğine dikkati çekti.
Moto kuryelerin çalışma koşullarını eleştiren Özel, bu alanda emek sömürüsü ve güvencesizlik bulunduğunu öne sürdü.
Özel, moto kuryelerin eylemlerindeki taleplerini dile getirerek, şöyle konuştu:
"O firmaya söylüyoruz, 3 gün boyunca eylem yapıldı. Sonra bu taleplerle masaya oturulacak. Bu talepleri yerine getirirsen getirirsin, getirmezsen vallahi senin en kuvvetli müşterin bizler, bizim sözümüze kıymet verenlerdir. Kafamızı bozma, senin karşında, moto kuryenin arkasında dururuz. Sonra o geçen boykot gibi bana 'Aslında şu firmanın babası da CHP'liydi, bilmem kim milletvekilinin torunuydu eskiden, sen boykot ediyorsun ama...' hiç gelmeyin. Moto kuryenin hakkını yiyen babamın oğlu olsa boykotu yer."
Toplumun her kesiminde ağır sorunlar bulunduğunu iddia eden Özel, AK Parti'nin ise bu sorunları çözecek becerisi ve enerjisinin olmadığını savundu.
Özel, en düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik sürece değinerek, bu süreçte MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin sarf ettiği sözleri anımsattı.
Konu hakkında Bahçeli'nin bugün partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmayı da hatırlatan Özel, şu ifadeleri kullandı:
"Biz, kendi önergemizi vereceğiz, oy veren arkadaşlarla birlikte oy veririz. DEM Parti iyileştirme önergesi verir, ona da oy veririz. Yeni Yol Partisinin önergesi olur, ona da oy veririz. Hepimiz ortaklaşırız, ona da oy veririz. Açık ve net söylüyorum, Sayın Devlet Bahçeli önergesini versin, onun önergesini geçirelim. Buyursun, değerli büyüğümüz emeklilere bir büyüklük yapsın, iki elimizle birden destek verelim Devlet Bey."
Özel, Bahçeli'nin barınma, beslenme ve giyinme gibi politikaların Türk'ün politikası olduğuna dair değerlendirmelerine ilişkinse şunları kaydetti:
"Çok doğru da Devlet Bey, dağılan pazarlarda çürümüş sebze, meyve kovalamak yakışıyor mu şanlı Türk milletine? Yakışıyor mu şanlı Türk milletinin emeklisine 200 liralık otellerde sefalet çekmek? Yakışıyor mu şanlı Türk milletinin emeklisine mandıranın önünden geçememek, kasaptan gizlenmek? Torunu karne getirince halının püskülünü saymak yakışıyor mu emekliye, yakışıyor mu Türk milletine? Vallahi Türk'e, Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşlarına, Türkiye'de yaşayan kimseye bu sefalet ücreti yakışmıyor."
"Faiz ödemesine kaynak var, emekliye yok!"
Özel, CHP TBMM Grup Toplantısı'ndaki konuşmasında, iktidarın emekli aylıklarının iyileştirilmesi için gereken 650 milyar liralık kaynağı bulamadığını ancak bu meblağın dört katını faize harcağını öne sürdü.
İktidarın 1,5 yıl önce kamuda tasarruf tedbirleri uygulanacağını açıkladığını hatırlatan Özel, geçen süre içerisinde kamu kurum ve kuruluşlarına 1500 yeni otomobil alındığını iddia etti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından çeşitli kurumlara tahsis edilen araçlara ilişkin eleştirilere işaret eden Özen, İBB'nin AK Parti tarafından yönetildiği dönemde 827 aracın bazı kurum, kuruluş ve kişilerin kullanıma tahsis edildiğini ileri sürerek, çeşitli eleştirilerde bulundu.
Özel, toplumu çürüten ağır sorunlar bulunduğunu, uyuşturucu, kumar ve çocukların hayatına kasteden suç çeteleri olduğunu dile getirerek, Yeşilay'ın raporlarına göre Türkiye'de 7 milyon kumar bağımlısı bulunduğunu, Milli Piyango'nun sitesinde 150 çeşit sanal kumar oynatıldığını belirtti.
CHP olarak sanal bahis ve kumarla mücadele eylem planı hazırladıklarını aktaran Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Meclis'te bir Araştırma Komisyonu kurulmasını öneriyoruz. Kumarın her türlüsüne reklam yasağı ve özendirici yasakların getirilmesini söylüyoruz. Kumarla Mücadele Kanunu ile olabilecek tüm ilgili kanunların hepsinin derli toplu bir yere toplanmasını öneriyoruz. Bu konuda bir düzenleyici ve denetleyici kurum kurulmasını, bu kurulun da özerk, yetkili ve kaynaklarının güvence altında olmasını söylüyoruz ve diyoruz ki gelin bu işle birlikte mücadele edelim."
Toplumu çürüten ağır sorunlardan bir tanesinin de çeteler olduğunu anlatan Özel, bu çeteler tarafından özellikle 18 yaşın altındaki çocukların istismar edildiğini, eğitildiğini, suça itildiğini ve suç makinesi haline getirildiğini ifade etti.
Geçen yıl İstanbul'da 14 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin katledildiğini, Ömer Toprak ve Hakan Çakır'ın ardından son olarak Atlas Çağlayan'ın da öldürüldüğünü hatırlatan Özel, "Annesi Gülhan Ünlü'yü hepiniz izlemişsinizdir. Ben televizyonlarda izledim. 'Ben yandım başkası yanmasın. En ağır cezayı alsın' gibi birçok haklı serzenişi ve yakarışı var. Kendisiyle konuştum. Üzerimize düşeni yapacağımızı, Minguzzi davasında olduğu gibi kendisini bir an olsun yalnız bırakmayacağımızı, hukuki destek sağlayacağımızı, elden geleni yapacağımızı söyledik." ifadelerini kullandı.
Suç çetelerinin, az ceza aldıkları için 18 yaşından küçükleri kullandıklarını söyleyen Özel, "Burada sivrisineğin nasıl yakalanacağını ve bertaraf edileceğiyle değil, bataklığın nasıl kurutulacağıyla ilgilenmek lazım. Bataklığı ortaya çıkaranlar bataklık kurutamaz." diye konuştu.
"Suriye'deki gelişmeleri yakından izliyor, sorumlulukla değerlendiriyoruz"
CHP Genel Başkanı Özel, Türkiye'deki yakıcı gündemlerin yanı sıra Suriye'de yaşananları yakından takip ettiklerini belirtti.
Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve istikrarını hep savunduklarını, tüm inanç ve kimliklerin anayasal güvence altında yaşamasını istediklerini anlatan Özel, şöyle devam etti:
"Suriye'deki gelişmeleri yakından izliyor, sorumlulukla değerlendiriyoruz. Gerilim ortamının Suriye'ye de Türkiye'ye de, bölge ülkelerine de kazandırmayacağı görülmeli, herkes aklı selimle hareket etmelidir. Kolaycı yargılardan bilinçli bir kopuş gerçekleşmeli, serinkanlı, uzun vadeli, barışçıl bir akıl inşa edilmelidir. Bu akıl hepimizin güvenliğini, sürdürülebilir barışı, silahtan ve gözyaşından kalıcı bir kurtuluşu, demokratikleşmeyi, eşitlik temelli kardeşliği ve kalkınmayı sağlayacak akıldır. Bu akıl birbiriyle kardeş olan ülkelerimizin, kimliklerimizin ve inançlarımızın ortak aklıdır. Emperyalist heveslerden ve çıkarlardan hiçbir zaman fayda gelmediği ve gelmeyeceği görülmeli, gerçek kurtuluşun kardeş tüm kimliklerimizin ortak gelecek inşasıyla sağlanacağı idrak edilmelidir."
Suriye'de taraflar arasındaki mutabakatın kesin bir biçimde uygulanmasını temenni ettiklerinin altını çizen Özel, herkesi savaşı körüklemeye değil, barışı ve kardeşliği savunmaya davet ettiklerini söyledi.
Suriye Kürtleri için büyük bir hassasiyet duyduklarını belirten Özel, şunları kaydetti:
"Akrabalarımız olan Suriye'deki Alevilerin durumu için hassasiyet, endişe duyuyoruz. Suriye'deki Arapları, Kürtleri, Türkmenleri, Dürzileri ve Alevileri kardeşimiz, akrabamız, komşumuz, ayrılmaz parçamız olarak görüyoruz. Bugün iktidar medyası ve besili trollerin yeni algı operasyonları peşinde koştuğu, Kürtleri rencide eden, aşağılayan, onurlarıyla oynayan ifadeleri kullanmaktan çekinmediklerini üzülerek takip ediyoruz. Bu saldırgan söylemlerin tamamını reddediyoruz. Yeniden 'Kürt eşittir terörist' diye bir denklem oluşturmaya çalışanlara, 'aklınızı başınıza alın, Türkiye'deki Kürt kardeşlerimizi de Suriye'deki akrabalarını da incitmeyin' diyoruz."
Özel, Suriye'nin Haseke iline bağlı Şeddadi kentindeki hapishaneden terör örgütü DEAŞ'lı teröristleri serbest bırakıldığına ilişkin durumu endişeyle takip ettiklerini belirterek, "Oradaki IŞİD tutsaklarının, tutuklularının, hükümlülerinin serbest kalma ihtimali ya da son günlerde ortadaki çatışmalardan istifadeyle firar ihtimalleri hepimizin yüreğini ağzına getirmektedir." dedi.
"Suriye'de yaşananlar Türkiye'deki barış sürecini sekteye uğratmamalı"
İktidarın Suriye'de çatışmanın tarafı olarak değil, barışın, uzlaşmanın ve uzlaşının koruyucusu olarak davranmak durumunda olduğunu ifade eden Özel, "Suriye'de yaşananlar Türkiye'deki barış sürecini sekteye uğratmamalı, kendi içimizde kardeşliğin güçlü hikayesi yazılmalıdır." dedi.
CHP Genel Başkanı Özel, şöyle konuştu:
"Gün, 'elim güçlendi, elin güçlendi' kolaycılığına kaçmadan 'Terörsüz ve Demokratik Türkiye' yolunda kararlılıkla yürüme günüdür. Gün, Türkiye ve Suriye için Türkler, Kürtler, Araplar ve tüm dinlere mensup insanlar için emperyalist planların figüranı olmadan kendi öz irademizle barışa, kardeşliğe ve bölgesel kalkınmaya yürüme günüdür. Türkiye'de de Suriye'de de Türkler ve Kürtler kardeştir. CHP bu kardeşliğimizin bozulmasına izin vermeyecek, birileri istiyor diye kavga edip ayrı düşmemize ve birilerinin terörden, çatışmadan beslenmesine, sonra Türk'ün de Kürt'ün de Alevi'nin de Sünni'nin de çocuğunun beslenememesine, geleceğine güvenle bakamamasına itiraz etmektedir. Bu oyunları bozacağız, bu konuda kararlıyız."
Dünyada bu kadar tehdit, bölgede de bu kadar krizler varken Türkiye'nin iç barışını ve huzurunu sağlamak zorunda olduğunun altını çizen Özel, iç barışı dinamitleyen, milletin huzurunu kaçınan, ekonomideki krizi daha da derinleştiren hukuksuzlukların sürdüğünü iddia etti.
Ankara'daki su kesintilerine ilişkin eleştirileri anımsatan Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın "Ankara'nın 200 günlük suyu kaldı" açıklamasını aktararak, Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlığı döneminde Ankara'daki konutunun suyunun kesildiğini iddia etti.
Özel, "Erdoğan diyor ki 94'de, 'Yağmur bombası değil, yağmur duası gerekir' Erdoğan'ın umudu yağmur duası. Yağmur duasına çıkanlara, inananlara, itikat sahiplerinin hepsine saygım sonsuz. Ama biz Ankara'yı Recep Tayyip Erdoğan'ın Melih Gökçek'i gibi yağmur duasına muhtaç hale getirmedik. Allah'tan Mansur Yavaş var." dedi.
CHP'li belediyelere yönelik soruşturma ve davalara ilişkin eleştirilerde bulunan Özel, yargı kararlarının partilere göre verildiğini ileri sürdü.