



Uzmanlar, erkeklerde en sık görülen organ kanserlerinden biri olan prostat kanserinde erken tanının hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Prostatın erkek üreme sistemine ait bir salgı bezi olduğunu belirten uzmanlar, bu bezin hücrelerinden kaynaklanan prostat kanserinin dünya genelinde erkeklerde en sık rastlanan organ kanseri olduğunu ifade ediyor. Prostat kanseri erken dönemde çoğu zaman belirti vermeden ilerlediği için hastalık sinsi bir şekilde gelişebiliyor.
Bu durum da tanının gecikmesine yol açabiliyor. Türkiye'de erkeklerde görülen kanser türleri arasında prostat kanseri, akciğer kanserinden sonra ikinci sırada yer alıyor. Hastalığın erken evrede tespit edilmesi durumunda ise tedavi başarısı oldukça yüksek oluyor. Ancak belirtilerin geç ortaya çıkması nedeniyle tanının geciktiği vakaların oranının yüzde 30'a ulaştığı belirtiliyor.
Uzmanlar, özellikle 40 yaşından sonra düzenli tarama yapılmasının kritik önem taşıdığını vurguluyor. Erken tanı için 40 yaşından itibaren PSA testi yaptırılması ve prostat muayenesinin ihmal edilmemesi gerektiği ifade ediliyor. PSA testi sayesinde kişinin mevcut sağlık durumu değerlendirilebildiği gibi ileride oluşabilecek prostat kanseri riskinin de belirlenebildiği belirtiliyor. Bu sayede hastaların takip sıklığı da risk durumuna göre planlanabiliyor. Kesin tanının ise muayene bulgularına göre yapılan prostat biyopsisi ile konulduğu aktarılıyor.
Tedavi yöntemlerinde de son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığına dikkat çeken uzmanlar, organa sınırlı prostat kanserinde minimal girişimsel yöntemlerin daha fazla tercih edilmeye başlandığını ifade ediyor. Teknolojik gelişmeler sayesinde hem tedavi başarısının korunabildiği hem de hastaların yaşam kalitesinin daha iyi şekilde sürdürülebildiği belirtiliyor.
