ATO Meclis Üyesi Hamza Can, ABD-İsrail ikilisin İran'a saldırısının Türkiye'deki inşaat sektörünü de olumsuz etkileyeceğine işaret ederek, "Orta Doğu'da büyük çaplı bir savaşın çıkması, istikrarsız ortamın sürmesi Türkiye'nin inşaat sektörünü hem olumlu hem de olumsuz yönde etkileyecektir. Etkiler genellikle kısa vadede maliyet artışı, orta vadede talep değişimi ve uzun vadede yatırım yönünün değişmesi şeklinde ortaya çıkacaktır. Düzensiz göç dalgaları ülkemizi negatif yönde etkilerken, düzenli nüfus akımları ekonomiye katkı sağlayabilir" dedi. Can, şunları söyledi: "
Savaş ortamı genellikle enerji, hammadde ve malzeme fiyatlarını yükseltmekte, bazen de erişimini zorlaştırmaktadır. Bu arada çimento, demir ve nakliye maliyetleri yükselmekte ve tüm sektörleri olumsuz etkilemektedir. Bu etkiler sebebiyle inşaat üretim maliyetleri beklentilerin üzerinde büyüme riskini taşımaktadır. Bu nedenle yeni yapılan konutların maliyeti artacak ve bu durum satış fiyatlarını da yukarı çekecektir. Bölgedeki krizler sırasında Türkiye çoğu zaman görece güvenli ve istikrarlı ülke olarak görülmektedir. Bu durum, yabancı yatırımcıların konut talebini artabilir, bölgeden gelen sermaye Türkiye'ye kayabilir, bazı ülkelerden göç artabilir. Körfez savaşları döneminde bu durum fiili olarak yaşanmıştır. Bu da özellikle büyük şehirlerde talebi ve fiyatları etkileyebilir. İstanbul, Ankara, Antalya talebin en çok arttığı şehirlerimiz olur."
A'dan Z'ye maliyetler artar
Algün İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Algün de patlak veren savaş ve İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasının inşaat sektörü için de kötü bir sürpriz olduğunu söyledi. 2026 yılını hem genel ekonomi seyrinde hem de inşaat ve gayrimenkul alanlarında olumlu gelişmeler beklentisiyle karşıladıklarını ancak ani gelişen savaş ortamının endişelere yol açtığını ifade etti. Algün şunları söyledi: "
Özellikle ülkemiz, enerji ithalatçısı bir ülke olduğu için bu durumdan güçlü şekilde etkilenecektir. Bilindiği üzere enerji, üretim ve nakliyenin ana girdisidir. İnşaatta kullanılan çimento, demir-çelik, plastik gibi girdiler enerji yoğun ürünler olduğundan maliyetler belirgin şekilde yükselecektir. Gemiler daha uzun rotalar kullanmak zorunda kalacağından navlun ve sigorta maliyetleri de artacaktır. Bu durumda inşaat maliyetlerini artıracak, proje bütçeleri zorlanacak ve yeni proje üretimi daha da yavaşlayacaktır."